ÇENE EKLEMİ PROBLEMLERİNE YAKLAŞIM

Çene ekleminin (temporomandibuler eklem) vücudumuzda en sık kullanılan eklem olduğunu biliyor muydunuz?

Yemek yerken, konuşurken ve pek çok aktivitede çene eklemimiz ciddi stresler altında kalmaktadır.

Bu streslerin arttığı ve biyomeknaik yüklenmelerin bozulduğu durumlarda ise çene eklemi ile ilgili rahatsızlıklar ortaya çıkmaya başlar. Ağzınızı açıp kapatırken çene ekleminizden ses geliyorsa, bir taraf diğer tarafa göre farklı hareket ediyorsa ya da ağrı söz konusu ise o zaman çene ekleminizle ilgili bir problem olabileceği aklımıza gelmektedir.

Çene problemlerine sebep olabilecek durumlar:

Daha önce geçirilmiş bir travma (trafik kazası)

Psikolojik stres durumları

Diş eksikliği ya da uzun süreli diş problemleri sonucu

Bu sebeple eğer çene ekleminizde (kulak deliğinizin yüzünüze doğru olan ön kısmında) bir ağrı ya da rahatsızlık varsa mutlaka konuda uzmanlaşmış bir fizyoterapiste danışmanızı tavsiye ederim.

Fizyoterapistiniz tarafından uygulanacak manuel terapi, bantlama ve egzersiz gibi tedaviler ile çene problemlerinizden kurtulmanın mümkün olduğunu unutmayın.


SKAPULAR DİSKİNEZİ NEDİR?

Omuz eklemi yaralanmaları arasında skapulaya yönelik yaralanmalar ikinci planda kalsa da omuz biyomekaniğinin korunmasında önemli rol oynamaktadır. Skapular diskinezi skapulotorasik eklemde karşımıza çıkan en önemli problemlerden biridir.

Skapular diskinezi, skapulanın pozisyon ve hareket paternlerinde görülen değişikliklere verilen isimdir. Yapılan çalışmalar baş üstü aktivite yapan sporcularda %61, yapmayan sporcularda ise %33 oranında skapular diskinezi görüldüğünü belirtmiştir. Skapular hareket paternlerindeki değişiklikler omuz yaralanmaları ile ilişkilidir. İnstabilite, rotator manşet yırtığı ve impingement sendromu olan kişiler, sağlıklı omuza sahip kişilerle karşılaştırıldığında skapular kinematik farklılıklar bulunduğu belirtilmiştir.

Üst ekstremite fonksiyonu pek çok faktöre bağlıdır. Bu faktörlerden en önemlilerinden biri kuvvetli ve stabil bir skapuladır. Bu sayede omuz eklem hareketleri gerçekleşir. Bu durumdaki anormallikler skapular rotatörlerin erken aktivasyonuna sebep olarak skapular kanatlaşmaya sebep olabilir.

Skapular diskinezi; ağrı, kas zayıflığı, kontrol kaybı ve krepitasyon gibi semptomlar ile ortaya çıkarabilir.

Skapular diskinezi en sık kas aktivasyonu veya koordinasyon değişikliği sonucu ortaya çıkar. N.thorasicus longus yaralanması, M. Serratus Anterior’un fonksiyonunu değiştirir. N.accesorius spinalis yaralanması M. Trapezius’un fonksiyonunu değiştirir. Meydana gelen bu iki fonksiyon bozukluğu anormal stabilizasyon ve kontrol kaybına sebep olur.

Skapular diskinezi konservatif olarak tedavi edilebilmekte ve ilerlemesi durumunda ortaya çıkabilecek omuz problemlerinin önüne geçilebilmektedir. Tedavinin amacı, optimal skapular fonksiyon pozisyonunu kazanmaktır.

Skapula, omuzda pek çok hareketin temel komponentlerinden biri olmasıyla biz fizyoterapistler için büyük öneme sahip bir kemiktir. Skapular diskinezi tedavisine dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, birincil ve ikincil semptom ve durumların etkin değerlendirme ve tedavisidir. Skapulanın da tedavi programı içine dahil edildiği omuz rehabilitasyon programlarının tercihi, fizyoterapistlere tedavi açısından büyük yarar sağlayacaktır.

Özünlü Pekyavaş N. Skapular Diskinezi. Turkiye Klinikleri J Physiother Rehabil-Special Topics 2017;3(1):7-13


HAYVANLARDA FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON YAKLAŞIMLARI

Fizyoterapi bilimi sadece insana özgü bir dal olmamakla birlikte insan dokusuna çok benzer bir doku da hayvan dokusudur. Yaralanma ve rehabilitasyon sürecine genel anlamda bakmak gerekirse doku iyileşmesi ya da inflamatuar süreç pek çok yönden benzerlik göstermektedir. Bu sebeple yaralanma sonrası uygulanacak fizyoterapi ve rehabilitasyon süreçleri de benzer etkiler gösterecektir.

Hayvanlarda özellikle yaralanma, cerrahi ya da hastalık sonrası uygulanan rehabilitasyon örnekleri bulunmaktadır. İnsan hastalarda başarıyla kullanılan birçok teknik, tedavi ve rehabilitasyon programı, hayvanlarda kullanılmak üzere kolayca adapte edilmiştir. Hayvanlarda fizyoterapi ve rehabilitasyon konusu veteriner hekimler ve hayvan sahipleri tarafından oldukça ilgi çekici bir konu halini almıştır.

Hayvanlarda fizyoterapi ve rehabilitasyon uygulamalarının bir limitasyonu hayvanlarla kooperasyonun insanlar kadar kolay olmamasıdır. buna rağmen hayvanlarda yapılan fizyoterapi uygulamaları gün geçtikçe artmakta ve yenilikler ortaya çıkarmaktadır.

Hayvanlarda fizyoterapi ve rehabilitasyon endikasyonları:

Ortopedik:

  • Postoperatif rehabilitasyon (kırık tedavisi, eklem cerrahileri, sublüksasyon ya da dislokasyonlar, artrodez, amputasyon, ligament/tendon tamiri)
  • Kas, tendon, eklem kapsülü ve ligamentleri içeren akut ve kronik yumuşak doku yaralanmaları (konservatif tedavi)
  • Dejeneratif eklem hastalıkları (uzun dönem yönetimi)
  • Kalça displazileri (konservatif tedavi)
  • Travma ve yara iyileşmesi
  • Lumbal, torasik ya da servikal ağrı

Nörolojik:

  • Postoperatif rehabilitasyon (spinal dekompresyon cerrahisi sonrası)
  • İntervertebral disk dejenerasyonları (konservatif tedavi)
  • Santral ya da periferal sinir yaralanmaları (brakial pleksus lezyonları)
  • Fibrokartilajinöz emboli
  • Denge/vestibuler problemler

Diğer:

  • Respiratuar durumlar (bronşit, atelektazi, pnömoni)
  • Yoğun bakım ünitelerindeki hastalar
  • Ağrı yönetimi
  • Obezite
  • Depresyon
  • Geriatrik bakım

HAYVANLARDA KİNEZYO BANTLAMA

Kinezyo Bantlama tedavisi yaralanmalarda sıklıkla kullanılmakla birlikte hayvanlarda son zamanlarda kullanılmaya başlanan bir tedavi yöntemidir. Bant, insanlardaki mekanizmalara benzer bir şekilde hayvanlarda da eklemleri ve kasları desteklemek, harekete yardım etmek ya da kısıtlamak ve dokunun homeostazise geri dönmesini kolaylaştırmak ve tüm diğer amaçlarla kullanılabilir.

Kinezyo bantlamanın veterinerlik bakımının yerine geçmediği, kullanımının bir klinisyen tarafından onaylanması gerektiği ve uygulanmasının eğitimli profesyoneller tarafından yapılması gerektiği unutulmamalıdır

2011 yılında ilk defa Equine Kinesio Taping® uygulamasına başlanmış, 2014 yılında atlar için özel olarak üretilmiş Equine Kinesio Tex® piyasaya sürülmüştür. Equine Kinesio Tex®, bitkilerden  üretilmiş hipoalerjik ancak atlar için özel olarak güçlendirilmiş bir yapışkan içermektedir. Yapıları aynı olmakla birlikte  yeşil, sarı, kahverengi  olmak üzere 3 farklı renkte bant üretilmektedir.

Sonraki dönemde ise Canine Kinesio Tex® Bant piyasaya sürülmüştür. Köpek dokusuna özel geliştirilmiş bu bant sadece krem rengi olarak üretilmiş ve üzerinde pati izleri mevcuttur. Foliküler uyarı deseni, daha derin doku katmanlarını uyarmak için köpeğin kıl folikülleriyle birlikte çalışarak lenfatik sıvıların akışına yardımcı olmak için daha fazla alan yaratarak iyileşmeye yardımcı olur ve ödemi azaltır. Her yaş köpek için uygundur, rehabilitatif ya da koruyucu olarak kullanılabilir. Diğer bantlarla aynı özelliklere sahiptir


BEL AĞRISI İLE BAŞA ÇIKMAK

Bel ağrısı fiziksel aktiviteler, rekreasyonel sporlar ve aktiviteler, Tai Chi, Qi gong ve yoga esnasında başımıza gelebilecek başlıca problemlerden biridir. Her birey hayatının bir sürecinde mutlaka bel ağrısı ile karşılaşmış olup yaşam kalitesinde ciddi düşüşler yaşamıştır. Aynı zamanda 3 ay ve üzeri durumlarda tanımlanan kronik ağrılar kişinin fiziksel, ruhsal, sosyal, duygusal, mesleki ve çevresel iyilik halini de çok ciddi etkileyen bir durumdur. 

Peki belimiz neden ağrır? 

Kaslarımız belli bir hareket sınırına ve esnekliğe sahiptir. eğer bu hareket sınırının üzerinde bir hareket yaparsak ya da daha önce daha az aktif olarak kullandığımız kaslarımızı daha aktif kullanmaya başlarsak yaralanma ile karşılaşma ihtimalimiz artacaktır. Sınırını aşan kaslar Rectus Abdominus ya da oblik kaslar gibi yüzeyel kaslar olabilirken multifidus ya da transversus abdominus gibi derin bel kasları da olabilir. Aynı zamanda bacaklarımızda bulunan kaslarımız da leğen kemiğimize etki edeceğinden kaynaklı sakroiliak eklemimizde ve belimizde ağrı açığa çıkarabilir. Bu yaralanmalar sonucunda Mekanik bel ağrısı, Lumbal disk herniasyonu (Bel fıtığı), Spondilozis, Spondilolistezis ve Spinal stenoz gibi pek çok bel problemiyle karşılaşabiliriz. 


Peki belimizi bu durumlardan korumak için ne yapmalı? 

Öncelikle bel ağrısı oluşmadan önce belimizi korumak çok önemli. Yaralanmaların önlenmesi için germe egzersizleri olmazsa olmaz egzersiz programları içinde yer almalı. Bacak arkası kaslara (Hamstring), gövde oblik ve bel kaslarına, kalça kaslarına ve özellikle fazla önemsenmeyen fakat büyük problemler açığa çıkarabilecek piriformis kasına germe egzersizleri mutlaka ısınma ve soğuma programları içine dahil edilmeli. Germe egzersizlerini yaparken dikkat edilmesi gereken noktalardan biri 10-30 sn kadar kata gerginlik hissedilen, hareketin son noktasında beklemektir. 
Yine bel ağrısının önlenmesi için doğru solunum tekniklerini kullanmak önemlidir. Doğru solunum ile karın içi basınç azalır, disklere binen yük azalır, bel kaslarının gerilimi azalır ve yardımcı solunum kas aktivasyonu azalır.
Bel ağrısından korunmada en önemli noktalardan biri ise doğru kuvvetlendirme egzersizlerini uygulayabilmektir. Kuvvetlendirilmesi gereken önemli kaslar Abdominaller, Oblikler, Ekstansörler, Transversus abdominus, Multifidus ve Psoas kasları olarak sıralanabilir. Squat ve Plank egzersizleri son dönemde popüler olan yine bel ağrısında etkin olabilecek egzersizlerdir. Kuvvetlendirme egzersizleriyle hedeflediğimiz genel amaç core bölgesi dediğimiz bel-karın ve pelvik kaslarda yeterli kas kuvvetini sağlayarak doğal bir korse etkisi oluşturmaktır. Bu anlamda spinal stabilizasyon egzersizleri de faydalı olacaktır.
Postür (duruş), pek çok kas-iskelet sistemi ağrısının engellenmesinde mutlaka düzgünlüğünün sağlanması gereken bir durumdur. Postural farkındalık veya düzgünlük egzersizleri ile de bel ağrısının önüne geçmek mümkün olacaktır. Doğru postür bize minimal enerji ile maksimal iş yapabilme ayrıcalığını sağlayacaktır. Peki bel ağrımız varsa kime danışmalıyız? Mutlaka bir hekime ve bir fizyoterapiste danışmanız uygun tedavinin belirlenmesi açısından çok önemlidir. 


Fizyoterapi alanında neler yapılabilir? 

Termoterapi, elektroterapi, biyofeedback, traksiyon, eklem ya da yumuşak doku mobilizasyonları, özelleşmiş egzersiz programları, pilates, aerobik eğitim, Kinezyo bantlama, siyatik sinir mobilizasyonu, vücut farkındalık eğitimi, bilişsel davranış tedavisi, fonksiyonel rehabilitasyon, bel okulu, ortez kullanımı, aquaterapi yapılabilecek uygulamalardan yalnızca birkaçı.


Tekrar yaralanmamak için ne yapmalıyız? 

Kinezyofobinin (hareket korkusunun) engellenmesi için fiziksel aktivite şart. Mutlaka kilo verilmesini öneriyoruz. Ağır bir eşyayı kaldırırken vücuda daha yakın tutup dizleri bükerek kaldırmak önemli. Uyurken rahat edecek pozisyonlarda dizler arasına ya da altına yastık koymak, boşlukta kalan bölgeleri yastık ile desteklemek gerekiyor. Çalışma ortamında düzgün postürle oturmak, ayakların tam temas etmesi, bilgisayarın tam güz hizasında ve bireyin karşısında olması önemli. Yüksek topuklu ayakkabılar bayanların favorisi olsa da belimiz için çok zararlı. Mutlaka uygun bir spor ayakkabı kullanımına dikkat etmek gerekli. Çanta taşırken tek taraflı kullanım yerine postacı tarzı çanta kullanımı belimiz için daha yararlı olacaktır. Ve son olarak tabiî ki yüzmek önerilebilir. Fakat yüzerken sırtüstü yüzmek bel kaslarımıza aşırı yük binmesini engelleyecektir.